Doğa & Yaşam

Beton binaların, hızlı akan trafiğin ve gürültülü şehir hayatının arasında gözden kaçırdığımız, ama aslında hayatımızın tam ortasında var olan can dostlarımız var. Sokaklar, sadece insanların geçtiği yollar değil; acıkan, susayan, üşüyen ve en çok da birazcık şefkat bekleyen sokak hayvanlarının da yuvası.

Gün içinde kaç kez ekranımıza dokunuyoruz, hiç düşündünüz mü? Bir arkadaşımıza gönderdiğimiz komik bir kedi videosu, Spotify'da arkada çalan o dinlendirici şarkı, yapay zekaya sorduğumuz küçücük bir soru ya da galermizde biriken binlerce birbirinin aynı fotoğraf... Hepsi bize tamamen "dijital", yani fiziksel dünyadan bağımsız, ağırlıksız ve...

Yine o malum mevsim, yine içimizi kavuran o haberler... Haber bültenlerini açmaya, sosyal medyada gezinmeye korkar olduk. Haritada kırmızı noktalar çoğaldıkça, oradan yükselen her duman aslında bizim ciğerlerimizden sökülen bir nefes. Yanan sadece ağaçlar, çam yaprakları değil; o ormanın koynunda yaşayan kaplumbağanın, sincabın, binbir çeşit kurdun...